/ GÜNDEM

İnternet Bağımlılığı ve Beraberinde Getirdiği Sorunlar

06 Kasım 2019

Bu makalede Klinik Psikolog ve Yeşilay Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Dinç'in İnternet Bağımlılığı üzerine paylaşmış olduğu düşüncelerine yer verdik.

BAĞIMLILIK NEDİR?

İnsanın bağlanma ihtiyacı vardır. Bağımlılıklar söz konusu olduğunda tıbbi gerekçeleri vareste tutarsak bağlanma ihtiyacı karşılanmadığında ya da sağlıksız bir şekilde karşılandığında bunlar bağımlılığa dönüşebiliyor. Yani fıtrî bir ihtiyaç fıtrat dışı karşılandığında hastalık olarak karşımıza çıkıyor. Bu sadece bağımlılıklar için geçerli değildir yaşadığımız birçok problemin temelinde bu sorun vardır. İnsan fıtratının, tabiatının, doğasının sözünü dinlemez, kulak vermezse, fıtratının söylediği şeyleri fıtratının uygun gördüğü şekilde karşılamazsa o zaman türlü türlü hastalıklara düçâr olabiliyor. Bağımlılıklara da bu anlamda baktığımızda bağlanma ihtiyacının sağlıklı bir şekilde ve doğru yollarla karşılanması durumu söz konusudur. Ancak şunu da belirtmek gerekir; bunlar bağımlılıkları 2x2=4 eder gibi şeklinde açıklayacak sebepler değildir. Bağımlılık riskini arttırır ama yüzde yüz sebebi olmayabilir.

1970’li yıllarda bağımlılıklarla ilgili Dünya Sağlık Örgütü teyakkuza geçti. Özellikle 60’lardaki Hippi hareketlerinden sonra uyuşturucu bağımlılığı yaygınlaşınca bu konuyu birinci gündem olarak çalışmaya karar verdiler. Bağımlılıkları birinci gündeme almak demek: Programları geliştirmek, bu alandaki uzman sayısını artırmak, hastane sayısını artırmaktır. Peki, bunlar problemlerin azalmasına sebep oldu mu? Hayır, büyük oranda bir değişiklik oluşturmadı. Çünkü bağımlılıklar zaman içerisinde şekil değiştiriyor. Aynı zamanda da hayatımızda daha görünür olmaya daha fazla bedel ödetmeye, daha fazla insanın canını yakmaya başladı. Bunun tek bir sebebi yok ancak önemli bir sebebinin son yirmi, otuz yıldır dünyanın çok hızlı bir şekilde değiştiği, bu değişimle birlikte küreselleşmenin beraberinde getirdiği kapitalizm ve tek tipleşme olduğunu söyleyebiliriz. Küreselleşme ile birlikte her şey tek tipleşti ve bizler tüketim çarkının bir parçası hâline geldik. Belli başlı markalar var hepimiz onlardan giyinir onlardan yer içer olduk. Bir de buna her geçen gün artan şehirleşme eklenince insanlar temel ihtiyaçlarını doğal yollarla karşılaşmakta zorlanmaya başladılar. Bunun neticesinde de küreselleşmeyle gelen hayat tarzı insanın psikolojik dayanaklığını azalttığını görüyoruz. Mesela, modern şehir hayatında çok fazla ışık var. Bu pratikte insanların işine yaran bir şey olsa da insanın fıtratına uygun bir durum değildir. Çünkü insan fıtratı ne diyor: Karanlık çöktüğünde yavaş yavaş uykuya hazırlan ve güneş doğduğunda uyan, harekete geç! Ama modern şehir hayatında bu mümkün olmuyor dolayısıyla pek çok insan bedeninin melatonin hormonunu salgıladığı saatlerde uyumuyor, melatonin salgılaması bittiği zaman uyanması gerektiğini bilmiyor. Dolayısıyla insanlar ihtiyaçları olan dinlenmeyi gerçekleştiremiyorlar, uyku problemi yaşamaya başlıyorlar. Buna bağlı psikolojik problemler, bağımlılıklar gelişiyor. Uykuyla bağımlılığın ne alakası var diyeceksiniz ama araştırmalar ruh sağlığı anlamında uyku düzeninin yeterli ve dengeli olmasının çok belirleyici bir faktör olduğunu gösteriyor.

- Bağımlılıkların temelini oluşturan durumlar, duygular nelerdir? 

Bağımlılık anlamında sosyal anlamda, zihinsel anlamda riskli gruplar söz konusu. Ama ben böyle bir sınıflandırma yapmanın insanları etiketlemek olacağını düşünüyorum ve bunu doğru bulmuyorum. Bundan ziyade benim üzerinde durmak istediğim konu; ne yaparsak daha güçlü oluruz, ne yaparsak psikolojik dayanıklılığımız artar. Psikolojik rahatsızlıkların genetik boyutu muhakkak ki var ama aynı zamanda bu gibi rahatsızlıklar insanın boşluk anlarından, zayıflıklarından da istifade eder. O yüzden bizler psikolojik anlamda kendimizi ne kadar güçlendirebilirsek bağımlılıklara ve psikolojik rahatsızlıklara karşı direncimiz de o kadar artar. Hayat tarzımızı mutlaka yaşamamız gerektiği gibi yaşamakla alakalı üst seviyede hassasiyet göstereceğiz, itina ile yaşamak nedir nasıl yaşanır bunu bileceğiz. Bu konularda dikkatli olmazsak kitaplar ne derse desin risk grubundayız demektir.

-İnternet bağımlılığı konusunda Türkiye’nin en büyük problemi nedir?

İnternet bağımlılığı bütün dünyanın ortak meselesi, herkes bu konuda mustarip. Ama şunu biliyoruz ki özellikle sosyal medya alanında Türkiye’de diğer ülkelere oranlar biraz daha fazla. Asya ülkeleri bizden daha kötü durumda ama önlemini almazsak bizde onlar kadar kötü bir duruma gelebiliriz. Online kumar, online oyun, online cinsellik gibi pek çok konuda problemler var bunlar göz ardı edilmemeli, edilirse daha büyük sorunlar hâline gelecektir. Konuşsak da konuşmasak da kabul etsek de etmesek de sosyal medya meselesi herkesin bildiği, kabul ettiği ama maalesef çok da ciddiye almadığı bir konu. Bu gibi konularda hepimizin problemi var ancak toplumca bu konuyu hafife alıyoruz. Eğer bu konuda bir şeyler yapmazsam gümbür gümbür gelen bir problemle karşı karşıya kalacağımız kesin. O yüzden bu konudaki farkındalığımızı muhakkak artırmamız gerekiyor. Bireysel ve toplumsal anlamda projeler üretmemiz gerekiyor. Bu konudaki hassasiyetimizi bireysel çabanın üstüne taşıyıp toplumsal çaba haline getirmek için de bir şeyler yapmamız lazım.

-İnternet bağımlılığı kimyasal bağımlılıktan daha mı az zararlıdır?

İnternet bağımlılığının kimyasal bağımlılıklardan daha zararlı olduğunu düşünüyorum. İnternet bağımlılığının daha zararlı olmasının sebebi kanaatimce şu: Kimyasal bağımlılıklar, alkol bağımlılığı, sigara bağımlılığı gibi konularda pek çok araştırma yapılmış. Dolayısıyla süreç nereden başlıyor, nereye gidiyor biliyoruz. Tedavi süreci nedir, tedavi sürecinde bizi neler bekliyor, riskler nelerdir biliyoruz. Bu konuda kim çalışıyor, nasıl çalışıyor, hangi uygulamayı yapıyor biliyoruz. Ama teknoloji ve internet bağımlılıklarıyla alakalı böyle bir şey yok. Ne çalışalım bilmiyoruz, nasıl çalışalım bilmiyoruz, kimle daha çok çalışalım bilmiyoruz, kim çalışsın bilmiyoruz, hangi kurum çalışıyor bilmiyoruz. O yüzden bir insan internet bağımlılığından mustarip olmaya başladığında problemi çözecek bir sistemimiz oluşmuş değil. Dünyada da bu böyle, orada da henüz bir çözüm bulamadı. Bu çok büyük bir problemdir. Diğeri de ebeveynlerin uyuşturucuyla ilgili hassasiyeti üst noktada ancak internet bağımlılığıyla ilgili böyle bir hassasiyetleri yok. Aileler uyuşturucu bağımlılığı konusunda üzerlerine ne düşüyorsa onu yapıyorlar ancak internet bağımlılığıyla ilgili öyle bir sorumluluk bilinçleri yok. O yüzden toplumsal farkındalık noktasında eksik kalıyoruz ve bu bağımlılık fark edilmiyor. Fark edilmediği için de çözüm üretilmeye çalışılmıyor. Bu da internet bağımlılığı konusunu diğer bağımlılıklara oranla daha zorlaştıran bir faktör. Bir diğer faktörde örneğin, uyuşturucu bağımlısı bir insan bu bağımlılığından kurtulmak istedi ve kurtuldu. Bu insana bir daha kullanma diyebiliriz. Ama internet bağımlısı olan bir insana diyebilir misiniz, diyemezsiniz, mümkün değil. Normal sınırı nerede başlıyor, nerede bitiyor tedavi ve rehabilite sürecinde nerede ne kadar neyi ele alacak bunlar hâlâ belirli olmayan noktalar. Bir de alan devamlı değişiyor. Mesela, 2010 yılında internet bağımlılığı var dedik ama internet bağımlılığı da dallarına ayrılan bir sistem haline geldi bugün. Online kumar, online oyun, sosyal medya hepsi ayrı kollara ayrılıp gelişiyor, yenileniyor, değişiyor. Bu yüzden her yeni problem yeni çalışma sahası demek. Dolayısıyla internet bağımlılığı bu handikaplar sebebiyle daha tehlikeli ve zor bir alan.


- İnternet bağımlılığı çocukluktan mı başlar? Çocukların erken yaşta teknoloji ile tanışması ne kadar doğru?

İnternet bağımlılığı her yaşta başlayabilir. Ama ne kadar erken başlarsa o kadar zor bırakılır. O yüzden bağımlılığın çocukken başlaması demek tedavisi zorlaşacak demektir. Ancak teknoloji kullanımı başlayabilir. Özellikle içerik ve zaman anlamında kontrolü sağlanabildiği zaman başlanabilir. Ama tabi ki bu kullanın kullananın hayatını daraltmasın, fakirleştirmesin, zorlaştırmasın. Bu ne demek? Çocuk internet kullandığı için fiziksel, sosyal, zihinsel, psikolojik veya ahlâkî gelişiminde bir daralma yaşıyorsa bu bir problemdir. Çocuk internet kullandığı için hayatı kolaylaşıyorsa, yeni ufuklara açılıyor, ulaşamayacağı bilgilere ulaşıyorsa, kuramayacağı bağlantıları kuruyorsa, hayatına kalıcı bir yatırım yapıyorsa internet kullanımının bir sakıncası olmaz. Ama burada doğru kullanım çerçevesini erken yaşlardan çizmek çok kritik öneme sahiptir. Çünkü sonrasında ne kadar çizerseniz çizin o çerçeve işe yaramıyor.

-Teknoloji bağımlılığından kurtulmak isteyen yetişkin ve çocuklar ne yapmalıdır?

Bağımlılık dediğimiz şey hastalıktır. Teknoloji, internet bağımlılığı olan birisi dirençli, zor ve kapsamlı, komplike bir hastalığa yakalandı demektir. O yüzden internet bağımlısı olan birinin bunu kendi kendine çözmesi zordur. Muhakkak bu işi bilen birinin desteği, gözetimi faydalı olur. İnterneti kötüye kullanan biri bundan vazgeçebilir ama bağımlı olan birinin bundan vazgeçmesi zordur ve yardım almasında fayda vardır. Bunun yanı sıra doğru kullanmak istiyorum diyorsanız amaçlı kullanıma gitmenizde fayda var. Amaçlı kullanım ne diyor: Niçin ben internetin başına geçiyorum? Bilgi almak için mi? Takılmak için mi? Kafa boşaltmak için mi? Ben buna günlük hayatımda ne kadar vakit ayırabilirim? Amaçlı kullanım yapmak istiyorsanız tüm bu soruları kendimize sormalıyız. Öbür taraftan insan, internete ne kadar vakit ayıracağına karar verirken mutlaka gelişimiyle de alakalı hassasiyet gerektiren durumlara özen göstermeli. Mesela, uykusunu mutlaka yeteri kadar alacak, sporunu yapacak, beslenmesine dikkat edecek, zihnine yatırım yapacak, düşünecek, okuyacak, yazacak, sosyal anlamda ilişkilerine yatırım yapacak, yakın ve derinlikli ilişkileri olacak, psikolojik anlamda yeteneklerini geliştirmek için de çalışmalar yapacak. Bunları yaptıktan sonra ne kadar internet kullanırsa kullansın. Bunları yapmak içinde interneti kullanıyorsa helali hoş olsun o tarz bir kullanım bağımlılık yapmaz. İnsan, kendine yatırım yapma meselesini, ihtiyaçlarını doğru bir şekilde gerçek hayattan karşılama meselesini atlamadığı zaman internet bağımlısı olması zordur.

Kaynak:https://www.dunyabizim.com/soylesi/mehmet-dinc-internet-bagimliligi-butun-dunyanin-ortak-meselesi-h38548.html

YORUMLAR


Yorum Yap


Girilecek rakam : 564516
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.